Home » İngilizce Konuşma Kalıpları » İngilizce Lokantada Restoranda Kullanılan Cümleler Konuşma Kalıpları

İngilizce lokantada kullanılan cümleler, restoranda kullanılan İngilizce cümleler, İngilizce lokanta cümleleri, lokantada İngilizce konuşma kalıpları, İngilizce restoran cümleleri, İngilizce yemek cümleleri, İngilizce yemekte kullanılan cümleler, İngilizce restoran cümleleri, İngilizce lokanta cümleleri, lokantada İngilizce, restoranda İngilizce, restoranda İngilizce konuşma kalıpları

İngilizce restoranda lokantada kullanılan cümleler ve konuşma kalıpları

Bu dersimizde lokantalarda restoranlarda en çok kullanılan İngilizce cümlelere ve konuşma kalıplarına yer vereceği değerli İngilizce öğrencileri.

Lokantada restoranda kullanılan İngilizce cümleler ve konuşma kalıpları


Affedersiniz burası boş mu?
Excuse me, is this seat free?
(İkskyuz’ mi iz diz siit fri?)

Üç kişilik bir yeriniz var mı?
Have you got a table for 3 people?
(Hev yu gat e teybil for tripi’pil?)

Biz saat 8 için beş kişilik bir masa ayırtmıştık.
We’ve had a table for 5 people reserved for 8 p.m.
(Vi hev hed e teybil for fayf pipil rizirvd for eyt piem.)

Garson!
Excuse me, Waiter.
(İkskyuz’ mi, veytir.)

Bir şeyler yemek istiyorum.
I would like to eat something.
(Ay vuld layk tu iit samting.)

Yemek listesini getirin lütfen!
Please, bring me the menü.
(Pliyz bring mi di menyu.)

Bir şeyler içmek istiyorum, içecek listesini getirin lütfen.
I would like to drink something, please bring me the Drinklist.
(Ay’d layk tu drink samting, pliyz bring mi di drinklast.)

Çocuk menünüz var mı?
Have you got a menü for Children.
(Hev yu gat e menyu for çıldırın.)

Bana tavsiye edebileceğiniz bir yemek var mı?
Is there any dish you can recommend?
(İz dher eni diş yu ken rekimend?)

Bunu ben ısmarladım.
I didn’t order this.
(Ay did’nt order dis.)

Yanlışlık yaptınız!
You made a mistake.
(Yu meyd e misteyk.)

Balık taze değil.
The fish is not fresh.
(Dı fiş iz nat freş.)

Yemek öncesi bana çorba getirin lütfen.
Can I have a soup as a starter.
(Ken Ay hev e sup es e startır.)

Bana lütfen tavuk getirin.
Please, bring me a chicken.
(Pliyz bring mi e çikın.)

Bizim acelemiz var daha ne kadar sürer
We are in a hurry, how long will it take?
(Vi ar in e hari, hav long vil it teyk?)

Eti tam kızartılmış istiyorum.
I would like to have the meat well-done.
(Ay’d layk tu hev dı mit vel – dan.)

Ne zaman kahvaltı yapabiliriz?
When do you serve breakfast?
(Ven du yu sir’vid brekfast?)

Bana yağsız bir parça getirin.
Will you bring me lean meat.
(Vil yu bring mi liinmit.)


Lütfen bir bardak su getirin?
Will you bring me a glass of water, please?
(Vil yu bring mi e glas of voti, pliyz?)

Garson bey bu yemek soğuk!
Waiter, this food is cold.
(Veytır, dis fud is kold.)

Yemek çok ekşi.
The food is off.
(Di fud is of.)

Yemek çok yağlı
The food is very oily.
(Dı fud iz veri oyli.)

Bunu yiyemem.
I can not eat this.
(Ay kant iit dis.)

Burada güzel bir Restoran var mı?
İs there a good Restaurant here?
(İz der e gud Restoran hîîr?)

Burada ucuz bir Restoran var mı?
Is there a cheap Restaurant here?
(İz der e çiip Restoran hîîr?)

Burada otelde yemek yenirmi?
Can you eat here in the Hotel?
(Ken yu it hiir in di Hotel?)

Yemek salonunuz nerede?
Where is your Dningroom?
(ver iz yör Dayning rom?)

Ne zaman kahvaltı yapabiliriz?
When is breakfast served?
(ven iz brekfast sir’vid?)

Saat 20 için beş kişilik bir masa ayırın lütfen.
Please, book a table for 5 at 8 pm.
(Pliyz buk e teybıl for fayf et eytpiem.)

Bize hemen ne getirebilirsiniz?
What can you bring us immeditely?
(hwat ken yu bring as imi’diyitli.)

Yemek olarak Roastbeef alayım.
For the maindish I will have roastbeef.
(For the meyndiş Ay vil hev Rostbif.)

Biraz sirke getiriniz lütfen!
Can you bring me some Vinegar please!
(Ken yu bring me sam vin’igir!)

Bana bir peçete verirmisiniz?
Can you give me a serviette?
(Ken yu giv mi e sirviyet?)

Burada bir çatal eksik!
One fork is missing.
(Van fork iz missing.)

Burada bir kaşık eksik!
One spoon is missing.
(Van spun iz missing.)

Burada bir bıçak eksik!
One knife is missing (Van hayf iz missing.)

Burada bir bardak eksik!
One glass is missing.
(Van glas iz missing.)

Bana başka bir kaşık getirin lütfen!
Please, bring me another spoon.
(Pliyz, bring me enadir spun.)

Lütfen şunu geri alın!
Can you take it back.
(Ken yu teyk it bek.)

Bize bir porsiyon omlet getirin Lütfen.
Will you bring me one portion of omelet, please.
(Vil yu bring mi van porsiyon of omlet, pliyz.)

Yemeğiniz çok güzeldi.
The food was excellent.
(Di fud vas ekselmt.)

Hesabı getirin lütfen.
The bill, please.
(Di bill, pliyz.)

Hepsi beraber lütfen.
All together please.
(O! tugedir pliyz.)

Herkes kendi ödeyecek.
We’ll pay seperately.
(Vi’l pey sepereytli.)

Hesapta bir hata var!
There is a mistake on the bill.
(Der iz e misteyk on di bil.)

Bunu biz almadık.
We didn’t have this.
(Vi didint hev dis.)

Bende patates vardı.
I had potatoes.
(Ay hed pateytos.)

Hepsi ne kadar tuttu?
How much is it all together?
(Hav maç iz it ol tugedir?)

Teşekkür ederim üstü kalsın.
Thank you, keep the change.
(Tenk yu, kiip dı çeync.)

About

Sitemizde yer alan tüm yazıların ve sitemiz tarafından oluşturulan resimlerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yer alan tüm içeriğin telif hakları tarafımıza aittir.Site içeriğinin başka yerlerde yayınlanıp yayınlanmadığı periyodik olarak kontrol edilmektedir. Hangi amaçla olursa olsun, sitemizde yer alan yazıların tamamının veya bir kısmının kopya edilmesi, herhangi bir yolla çoğaltılması, yayınlanması, ticari veya başka bir amaçla kullanılması yasaktır. Bu yasağa uymayanlar, doğacak cezai sorumluluğu ve sitemizin hazırlanmasındaki mali külfeti ve maddi ve manevi tazminatı peşinen kabullenmiş sayılır.

One thought on “İngilizce Lokantada Restoranda Kullanılan Cümleler Konuşma Kalıpları

  1. aa dedi ki:

    İngilizce konuşma kalıplarını da sayenizde öğrenmiş olduk walla süpersiniz yaw:D

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


Yandex.Metrica izmir escort sex hikayeleri